top of page

Milliyet Sanat Dergisi, Ekim 1999

“Nilüfer Tokay’ın İş Bankası Parmakkapı Galerisi’nde açılan resim sergisi ise, bize son bir kaç yıldır özellikle medyada gündeme gelen “özel alan – kamusal alan” tartışmalarını hatırlattı. Daha önceki bir yazımda belirtmiştim: Tokay’ın görünüşte belli bir anı rapteden, buna karşılık arkasında sınırsız bir yaşam dökümü gizleyen, bandajlanmış ve bu sayede çevre ile olan diyaloğundan arındırılmış figürleri, izleyicide ister istemez bir merak uyandırır. Bandajlama işleminin karakterlerin özellikle yüz kısmını gizlemesi, akla pek çok noktayı getirir: Kişiliğin var oluş kaygıları, çevre ve ailesi ile olan diyaloğu/diyalogsuzluğu, yalnızlık, birey olmanın getirdiği sancılar…

Şimdi ise bu ilişkiyi gözden geçirdiğimde, eksik olan bir şeyler olduğunu görüyorum. Tokay, aslında seçtiği tiplemeleri vurgulamakla kalmıyor, onların yer aldığı mekanları da yalnızlaştırıyor, hatta mekanın her türlü nesneden soyutlanmış hali belki de figürlerin bandajlanmasından çok öteye geçiyor ve neredeyse bu yalnızlığın temel karakteri haline geliyor.

…Kişinin kendi özel alanındaki rahatsızlığın temel kaynağı, kamusal alandaki baskılardır…..”

bottom of page